Ankara’nın Gezgin Heykellerinden Bir Putti Çeşmesi
“Sanat aynı anda kendimizi bulmamızı ve kaybetmemizi sağlar!” Thomas Merton Ünlü Val d’Osne Sanat Döküm Atölyesi heykelleri… Fransa’dan. Mathurin Moreau ve Michel Joseph Napoléon Liénard imzalı. Dünyanın dört bir tarafında… 100 yılı aşkın süredir… 90 yıl kadar önce heykellerin gittiği şanslı kentler arasına Ankara da dâhil olmuş. Millî mücadeleyi yapanların yüksek enerji ve heyecanlarıyla… Val d’Osne heykelleri…

“Sanat aynı anda kendimizi bulmamızı ve kaybetmemizi sağlar!” Thomas Merton Ünlü Val d’Osne Sanat Döküm Atölyesi heykelleri… Fransa’dan. Mathurin Moreau ve Michel Joseph Napoléon Liénard imzalı. Dünyanın dört bir tarafında… 100 yılı aşkın süredir… 90 yıl kadar önce heykellerin gittiği şanslı kentler arasına Ankara da dâhil olmuş. Millî mücadeleyi yapanların yüksek enerji ve heyecanlarıyla… Val d’Osne heykelleri… Ankara’da meydan, cadde hatta depo demiyor, dolaşıyorlar! Diğer kentlerde pek çok eser gibi Val d’Osne heykelleri de park veya meydan gibi pek güzel yerlere yerleştirilmişler. Gel zaman git zaman çoğunun yeri pek değişmemiş. Ankara’da durum biraz farklı... Su Perileri’ni yazarken Sevgili Levent Civelekoğlu’nun yazısına rastlamış, çok yararlanmıştım. Perilerin başına “anıtsal” ibaresi koyulsun istemişti. Selâmla yazısının bağlantısını vereyim: h tt p : // l c i v e l e k o g l u . b l o g s p o t . com/2016/03/ankaranin-su-perisansu-perilerinin.html Bir bağlantı da benden: www.hurriyet.com.tr/yazar lar/ necati-yalcin/az-cekmedi-buperiler-40379179 Bir başka Ankara gezgini: Anıtsal Putti Çeşmesi Bu köşedeki konumuz! Çankaya, Sıhhiye, Gar’ı gezmişler. Şimdilerde İzmir Caddesi yaya bölgesindeler… Putti Çeşmesi, Ulus’taki Gar’ın önündeki meydanın ortasında Tombul Çocuk Putti, tombul çocuklar anlamında. Tekili putto. Çoğunlukla çıplak, bazen pelerinli veya kanatlı. Ağırlıklı olarak erkek. Heykeltıraş Donatello’nun ‘Carretto’nun mermer mezar sandukası’ ile Ressam Rafael’in ‘Meryem ve çocuk tablosu’ en ünlü örnekleri… Putti Çeşmesi’ne, yıllar öncesinin Yedigün Mecmuası’ndaki bir Şevket Rado yazısında rastlıyoruz. “Yenişehir’deki tren köprüsünü̈ geçer geçmez, manzara birdenbire değişti. Yeşil tablolardan mürekkep bir galeri ile karşılaştım. Muntazam yolun ortasına, iki yanına dikilmiş olan çamlar ve akasya ağaçları, bahar rüzgârı ile sallanıyorlar. Ağaç dalları arasındaki havuza, bebek heykellerden ince bir su, tatlı bir sesle akıyor.” ‘Dolanıp duracak mıyız?’ diye sitemsiz, bugün bulundukları yerlerini sevmiş gibiler! Her afacan çocuk gibi, her biri bir şeyle uğraşıyor… Henüz kesilmiş veya kesilmemiş buğday, bir orak ve bir harman döveniyle belli ki hasat zamanı... Çiçek demeti ve kuş yuvası doğa sevgisini çağrıştırıyor… Bir pelerin ve bir omuzları açıkta bırakan kısa elbise dışında çocuklar çıplak ama bir şekilde ayıp yerleri gözükmüyor. Oturanlar rahatken, ayaktakiler havuza düşmemek için dikkatliler sanki! 3 bölüm. Her bölüm havuzlu. Üst bölüm En üst bölümde, kendi havuzu içinde çiçek motifli bir vazo var. Sonra iki çocuk. Biri diz çökmüş. Bir elinde orak, diğer eliyle başak demetini kucaklamış. Diğeri ayakta. Yukarı kaldırdığı iki eliyle başaklara sarılıyor. Alt bölümde 4 çocuk İlki, omuzlarını açıkta bırakan, kısa etekli elbiseli. Heykeldeki tek kız çocuğu. Dizlerinin üstünde. Kucağında bir kuş yuvası… İkinci çocuk ayakta. Heykeldeki tek şapkalı. Şapkası hasır. Bir elinde çiçek tacı, diğerinde başaklar. Havuzun kenarında yürüyor da düşmemeye çalışıyor gibi. Üçüncü sol dizi üstünde. Buğday başaklarını kucaklarken gözü yukarıda. Dördüncü ayakta. Sol kolundaki pelerini ustaca ayıp yerini örtüyor. Bir eli belinde, diğer elinde yanına dayadığı harman döveni. Buğday saplarına sırtını dayamış. “Daha yapacak çok iş var!” diyor sanırım! Brüksel’in ünlü Çiş Yapan Erkek Çocuk (Manneken Pis) Heykeli Bir eli belinde bir başka tombul çocuk heykeli daha var. Diğer eli de meşgul olan! Boyu bizdekilerle nerdeyse aynı, 61 santim. Bizimkiler biraz kabalık, o tek. Adı, Çiş Yapan Erkek Çocuk (Manneken Pis). Brüksel’in görülmesi gerekenleri arasında. Brüksel’in ünlü meydanında, araya giren sokaklardan birine insan kalabalığı akar. Akıntıyı takip edince, heykelin olduğu köşeye çıkılır. Biz bu şekilde kolayca bulmuştuk! Brükselliler bu turizm potansiyelini fark etmede gecikmemişler, durumu zincirlemeye çevirmişler! Bir de Çiş Yapan Kız Çocuk (Jeanneke Pis) eklemişler! Kesmemiş, Çiş Yapan Köpek (Het Zinneke) yapmışlar… Yani! Demem o ki! Onlar! Çözmüşler! Meydanlardaki, parklardaki veya alışılmış yerlerini değiştirmiyor, depoya kaldırmıyorlar. Üstelik yenilerini ekliyorlar… Biz! Biz de öyle yapsak ne güzel olur! Unutmadan… Yazıyı önceden hazırlamış, yukarıda ‘İzmir Caddesi yaya bölgesine gelmişler.’ diye yazmıştım. Dergimize göndermeden önce bizim heykelin bir kez daha yer değiştirdiğini yazmam gerektiğini fark ettim! Bu kez gezi uzaklara değil, aynı cadde üzerinde oldu. ‘Bir sonraki yazıya yeni bir yer ekleyecek miyim acaba?’ diye düşünmeden edemedim! Sanatla kendimizi bulmamız, sanatı hiç kaybetmememiz dileklerimle…



