Hande Soner Ürben Röportajı
Vazgeçmiyorsan, kalbin biliyor.

Tulga Aktaç
Opera Sanatçısı olmak nasıl bir duygu?
Hande Soner Ürben
Opera sanatçısı olmak sadece güzel ses çıkarmak değil, aynı zamanda kendine adım adım yaklaşmak ve hayatı keşfetmektir. Sahneye çıktığında sadece bir karakteri değil, kendi kırılganlığını da taşırsın. Bazen kimse anlamaz ne kadar yorulduğunu. Bazen alkışlar bile içindeki boşluğu doldurmaz. Ama yine de söylersin… Çünkü sesin, senin gerçeğindir. Ve opera… Her şeye rağmen vazgeçmeyenlerin sanatıdır.
Tulga Aktaç
Opera sanatçısı olmasaydınız ne olurdunuz?
Hande Soner Ürben
Opera sanatçısı olmasaydım, yazar ya da ressam olurdum. Duygularımı sesle, kelimelerle ya da renklerle anlatmak beni mutlu ederdi. Sonuç olarak yine sanatla nefes alırdım diye düşünüyorum.
Tulga Aktaç
Opera bir renk olsaydı ne renk olurdu ve neden?
Hande Soner Ürben
Aslında her opera ve her rol, tek bir renkten çok duygu paleti gibidir; rengarenk bambaşka duygular taşır.
Tulga Aktaç
Gençliğinizde size opera bölümü okumaya karar verdiren motivasyon neydi? Neden opera sanatçısı olmak istediniz?
Hande Soner Ürben
Aile ve arkadaş motivasyonu ile hep sanat kollarına yönelmem gerektiğini gördüm. Küçük yaştan itibaren şarkı söylemenin, resim ya da spor yapmanın bana büyük mutluluk verdiğini fark ettim.
Ailemiz profesyonel müzisyen değildi belki, ama evimizde müzik hep vardı. Anne babamızın arkadaş toplantılarında söyledikleri şarkılar evimizi her zaman bir sahneye çevirmişti. İşte bu sıcak, yaratıcı ve müzik dolu ortam, bana opera sanatçısı olma yolunda ilham verdi.
Tulga Aktaç
Bir opera sanatçısı olmak için olması gereken en önemli özellik sizce nedir ve gelecekteki planlarınız neler?
Hande Soner Ürben
Bence bir opera sanatçısı olmak için en önemli özellik gerçek olmaktır. Sesiniz ne kadar güçlü olursa olsun, sahnede izleyicinin kalbine dokunmanın yolu sahnede canlandırdığınız karakterin özüne sadık kalmaktan geçer.
Gelecekteki planlarıma gelince… Hale ile birlikte sahneye çıkacağımız konserler serisi projelerimin merkezinde yer alıyor. Ayrıca repertuarımı genişletmek, yeni roller keşfetmek ve sahnede hem klasik hem modern eserlerle izleyiciyle bütünleşmek istiyorum. Gelecekte yapmak istediğim çok eser var; en başında en sevdiğim besteci Giacomo Puccini’nin eserleri
geliyor. Elbette çok çalışmam gerekiyor ama bu yolculuk bana her gün yeni heyecanlar katıyor. Diğer yandan genç kuşaklara rehberlik ederek onların da kendiseslerini bulmalarına yardımcı olmayı hedefliyorum.
Tulga Aktaç
Hiç operayı bırakmayı düşündünüz mü? Başarısızlık yaşadınız mı? Hiç operayı bırakmayı düşündüğüm oldu mu?
Hande Soner Ürben
Kimi zaman zorlandığım, kendimi yetersiz hissettiğim anlar olmadı değil. Başarısızlıklar elbette yaşadım; yarışmalarda elenmek, zorlu rollerde istediğim gibi olamamak, yanlış repertuvar seçimleri… Ama her başarısızlık, aslında bir öğrenme ve büyüme fırsatı yarattı. Opera bana hep şunu öğretti: yalnızca kusursuzluk değil, cesaret ve gerçeklik sahnede kalıcıdır. Kendi inandığım yolda olumlu veya olumsuz eleştirileri içselleştirmeden ama göz ardı da etmeden yoluma devam ediyorum.
Tulga Aktaç
Hangi opera karakterine kendinizi en yakın hissediyorsunuz? Neden?
Hande Soner Ürben
Sesin güzelliğini göstermekten öte bir duyguyu sahnede yaşatan acıyla umut arasında, karanlıkla ışık arasında bir köprü kurduran her rol olabilir. Sesime uygun olması şartıyla. Ve ben, her performansta farklı karakterlerin izini sürmeyi seviyorum.
Tulga Aktaç
Genç operacılara nasıl bir tavsiye vermek isterdiniz?
Hande Soner Ürben
Sabırlı olun; yol uzun, emek çok. Başarısızlıklar, elenmeler ve zorluklar olacaktır. Ama her hata sizi olgunlaştırır, sesinizi ve yorumunuzu güçlendirir. Çok dinleyin, dünyayı takip edin. İnandığınız bir hocanız olsun.
Tulga Aktaç
Sahne performanslarınızdan önce danışıp çalıştığınız bir hocanız var mı?
Hande Soner Ürben
Yaklaşık 26 yıldır her şeyimi danışıp, fikrini aldığım sahnede olan birçok sanatçıyı yetiştiren değerli hocam Prof.Güzin Gürel ile yolumun kesişmesi hayatımın en büyük şanslarındandır. O sadece şan hocası değil sanat dallarının birçoğunu bünyesinde taşıyan özel bir sanat ışığıdır.
Tulga Aktaç
Eşiniz de operanın solistlerinden Gökhan Ürben. İki opera sanatçısı birlikteliğinin avantajları neler?
Hande Soner Ürben
Aynı meslek ortamında olmanın avantajı, bir operayı hazırlama ve sahneye taşıma sürecinde birbirimize anlayışlı yaklaşmamız ve konfor alanı sağlayabilmemiz. İşin en kritik noktası da zaten bu süreç. Mesleğin zorluklarını, heyecanlarını, prova düzenini ve sahne gerilimini bilen biriyle yaşamak büyük bir şans. Ben de bu konuda çok şanslıyım. Umarım eşim de benimle aynı fikirdedir.
Tulga Aktaç
Kariyerinizde şu an İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı’nda şan eğitmenliği ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde solist sanatçılık yaparken gelecekteki projelerinizden bahseder misiniz?
Hande Soner Ürben
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde solist sanatçı olarak sahne alıyorum. Konservatuvarda hocalık, benim için çok keyifli bir alan; deneyimlerimi aktarmak, genç yetenekleri yönlendirmek büyük bir mutluluk.
Sahne sanatçılığı ise hâlâ tutkuyla devam ediyor ve hangi eserlerle kendimi ifade edeceğimi hep birlikte göreceğiz. Hayallerim o kadar büyük ki, “Hayallerim ve Ben” adında bir kitap yazsam oldukça açgözlü ilan edilebilirim! Çünkü hayat bazen farklı yollar açar, bazen gitmek istediğimiz yolları kapar; ama her deneyim bizde yeni açılımlar yaratır.
Tüm okurlara sevgilerimle.

Related Post

8 Nis 2026
Sanat yapıtı, öncelikle “insani öze” ilişkin sorunsalını doğru bir biçimde belirlemelidir. İkinci aşamada da; ait olduğu sanat dalının kendine özgü “dile ilişkin” sorunsallarını en iyi biçimde ortaya koyabilmeli ve bunun sonucunda iyi ve yetkin sanat yapıtı olma özelliğini kazanabilmelidir. Ortaya konan sanatsal üretimin figüratif ya da nonfigüratif olması tek başına anlamlı bir değer taşımaz; değer, özün ve biçimin doğru ve yetkin bir yaklaşımla biçemde somutlaştırılmasında gerçekleşir.


