Kuvai Milliye Destanı Bir Nazım Koçaklaması
Belgin Akalın
KUVVAİMİLLİYE DESTANI
BİR NAZIM KOÇAKLAMASI
"Biz ki İstanbul şehriyiz
Seferberliği görmüşüz
Biz ki İstanbul şehriyiz
Dört yanımız mavi dağdır, denizdir
Güzelizdir,"
der ve başlar Kuvva-i Milliye Destanı'nda işgal yıllarını ve Anadolu'nun büyük Kurtuluş Savaşı'nı betimlemeye devrin İstanbul'undan. Ulusların yaşamsal örüntülerini ve tarihsel süreçlerini, yiğitlik ögesiyle süsleyip anlattıkları doğal destanları vardır. Orta Asya'dan başlayan Türk varlığı da onlarca destanı, bağrından kopan acı ve yoklukları, şiirle harmanlayıp tarihin gelgitlerinde iz sürerek salmıştır insanlığın yücesine. Kimileyin de bir büyük ozan çıkmış; kırımları, devasa yok ediliş öykülerini tarihin karanlık ve acı dolu dehlizlerini kendi sesini katarak ölümsüz bir tanıklık destanına evirmiştir.
Dünya şairi Nazım Hikmet de Kuvva-i Milliye'si, şüphesiz ki Kurtuluş Savaşı'nı hem öyküsel hem estetik hem de teatral var oluşta olağanüstü bir aktarımıdır.
...
"Biz ki İstanbul şehriyiz işte
Arz ederiz halimizi
Türk halkının yüce katına
Mevsim yazdır, 1919'dur
Ve teşrinlerinde geçen yılın
Dört düvele teslim ettiler bizi"
dizeleriyle haber verir tarihin seyrüseferini. Betimleyişinde emperyalizmin açtığı çukura bir bakış atan Nazım şu dizeleriyle de bunu perçinler:
"İstanbul'da hanımlar, beyler, paşalar
Tül perdeler, kravatlar, apoletler, şişeler
Ve biçare telgraf telleri
Devretmek için Amerika'ya Anadolu'yu"
dizeleri bugün de dünya sahnesinde sıkça yaşanan oyunun eski ve klasik bir versiyonudur adeta.
...
"İnsanlar devrilmişti, kederli ve ümitsizdiler
İnsanlar, etlerinde kurşun yaralarıyla
Köy odalarında unutulmuştular
Ve orada sargı, — asker postalları
halinde
Yan yana, sırt üstü yatıyorlardı"
dizelerinde savaş betimlemesi yaparken de büyük usta Nazım'a yakışır bir tavırla savaşın adsız kahramanlarına, onların destansı ve şiirsel yiğitliklerine dizelerce güzelleme düzer. Savaşın orta yerinin pitoresk bir oluşumudur okuduğumuz. Ahaveli İsmail'in, Nurettin Eşfak'ın, Manastırlı Hamdi Efendi'nin, Reşadiyeli Veli ve oğlu Mehmet'in... daha nice Anadolu kahramanının öyküsünü, dimağımızdan çıkarıp yüreğimizin sesiyle sahneye çıkarır:
