
Çağdaş sanat, teknolojinin sınırları zorlayan hızıyla kabuk değiştirmeye devam ederken; geleneksel üretim biçimleri ile dijital dünyanın olasılıkları benzersiz bir kesişim kümesinde buluşuyor. Heykel sanatçısı Eylem Akgül Sunguroğlu, bu dönüşümün tam merkezinde, sanatsal pratiğini bambaşka bir boyuta taşıyan öncü bir çalışmaya imza atıyor: “Lotuslu Kadın”.
Yaklaşık 600 yıllık tarihiyle Ankara Kalesi’nin kalbinde yer alan Pilavoğlu Han’ın mistik atmosferinde hayat bulan bu eser; yapay zekanın ürettiği bir imgenin, sanatçının ellerinde üç boyutlu, et ve kemiğe bürünmüş fiziksel bir forma dönüşme hikayesi. Yapay zeka sanatçısı Oğuz Uzol ile başlayan ortak vizyonun, insan eli ve ruhuyla yeniden anlamlandırıldığı bu süreç, sadece teknik bir dönüşümü değil; insan, doğa ve zaman kavramlarının yeniden sorgulandığı kavramsal bir katmanı da beraberinde getiriyor.
ArtNouva fuarında izleyiciyle buluştuğu ilk andan itibaren büyük merak uyandıran Lotuslu Kadın’ı, sanatta risk almaktan çekinmeyen üretim cesaretini ve Anadolu’nun kadim geçmişine uzanacak yeni projelerini Eylem Akgül Sunguroğlu ile konuştuk. Sanatçının da dediği gibi, belki de şimdi hepimiz için tam zamanı: “Karanlığın içinden çık ve kendini yeniden yarat.”
